Metrolojinin Tarihçesi: Ölçümün Evrimi ve Standartlaşması

METROLOJİ

Genel Metroloji ve Tarihçesi

Metroloji kelime olarak metreden türetilmiş olup, ölçüm bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ölçüm biliminin amacı, bütün ölçüm sistemlerinin temeli olan birimleri (SI) tanımlayarak bilim ve teknolojinin kullanımına sunmak ve yapılan bütün ölçümlerin güvenirliliğini ve doğruluğunu sağlamaktır.

 Bilim ve teknolojinin gelişmesi ve çalışmalarının başarıya ulaşması, gerçekleştirilecek hassas, doğruluğu yüksek ve güvenilir ölçümlere bağlıdır. Kaliteli ve hassas bir üretim, aynı zamanda dayanıklılık ve güvenirliliği beraberinde getirdiği için bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Sağlık, çevre, bilimsel ve teknolojik araştırma, ticaret, sanayi, savunma ve benzeri alanlarda gereksinim duyulan yüksek doğruluk ve hassasiyete sahip ölçümleri yapabilme yeteneğinin yaygınlık derecesi de ülkelerin teknolojik seviyesini belirleyen temel unsurlardan biridir. Yüksek doğruluk ve hassasiyete sahip bu ölçümlerin farklı yerlerde aynı karaktere sahip olabilmesi için uluslar arası bir ölçme sistemine gereksinim duyulmaktadır.

METROLOJİNİN TARİHÇESİ

 İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda, aletlere aktarılmadan önce de metroloji kavramının insanların sosyal hayatlarında görülmekte olduğunu fark ederiz. İnsanlar, davranışlarını toplumda sevilen, dürüst bir insana göre mukayese ediyorlar ve buna göre yapılan bir davranışın doğru olup olmadığına karar veriyorlardı. İnsanlığın  gelişimiyle mukayese işlemi, üretilen mal ve aletlere de aktarılarak metroloji biliminin ortaya çıkmasına öncülük etmiştir.

 Yazılı tarihle başlayan ölçme teknikleri içinde ilk uzunluk standardı, parmak kalınlığı, el genişliği, karış, ayak gibi orta boyuttaki bir insanın vücudundaki parça veya mesafelerden yola çıkarılarak oluşturulmuştur. ‘Firavunun Dirseği’, Kral I.Henry nin burnundan el baş parmağına kadar olan mesafe, tarihte kullanılan uzunluk ölçüm birimleridir.

 Toplumlar arası ilişkilerin sıklaşması ile birlikte özellikle ağırlık ve uzunluk birimlerini karşılaştıracak, bu konuda birliği sağlayacak bir ölçme sistemine ihtiyaç duyulmuştur. 17. yüzyılın ortalarında çalışmalar başlatılmış 1837 yılında kabul edilen Ölçü ve Ağırlıklar Kanunun ile uzunluk ölçüleri için metrenin tek geçerli birim olduğu açıklanmıştır. 30 sene içinde 25 metre prototipi üretilmiştir.

 1869 yılında 12 ülkenin katılımıyla metrik sistem resmen kabul edilmiştir. 1870 yılında Paris’te toplanan CIM ( Commisssion Internationale de Metre)  metrenin yanı sıra kütleyi de uluslar arası standartlarda üretmeye karar vermiş ve 17 ülkenin katılımıyla 1875 yılında metre Konvansiyonu kabul edilmiştir. 1879 yılında 1.CGPM (Ölçüler ve Ağırlıklar Genel Konferansı) ‘de metre prototipi ve kütle birimi onaylanmış ve geçerliliği onaylanmıştır. Ayrıca, üye ülkelerin nüfus ve o dönemki siyasi gücüne göre yıllık ödeme yapmasına karar verilmiştir. Bu konferansta, Metre konvansiyonun kurucu devletleri arasında yer alan Osmanlı İmparatorluğu Balkan Savaşlarının patlak vermesiyle başlayan zor dönemde toplantılara katılamamış ve gereken ödemeleri yapamamıştır. Böylece 1883 yılında Metre Konvansiyonundan çekilmek zorunda kalmış ve kendisi için ayrılan metre ve kütle prototipini de alamamıştır. Cumhuriyet dönemine ait metroloji ile ilgili en önemli gelişme, 1931 tarihinde 1782 sayılı Ölçüler ve Ağırlıklar Kanununun kabul edilerek metrik sistemin kullanılmasının zorunlu hale getirilmesidir. 1933 yılında T.C. Hükümeti Metre Konvansiyonuna üye olmak için BIPM’e üyelik başvurusunda bulunmuş , BIPM tarafından Türkiye ye 21 numaralı metre prototipi ve 42 numaralı kütle prototipi verilmiştir. 1953 yılındaki karşılaştırmalı ölçümler sonucu 54 numaralı prototip Türkiye’ye teslim edilmiştir.

 Teknolojik gelişimin temelinde yer alan ve her zaman ondan bir adım önde olmak zorunda olan bilimsel metrolojinin, dünyadaki hızlı gelişimi devam ederken Türkiye’de de Ulusal Metroloji Enstitüsü gereksinimi doğmuş ve 1992 yılında UME (Ulusal Metroloji Enstitüsü) kurulmuştur. 

METROLOJİNİN FAALİYET ALANLARI

 Dünyadaki metroloji sisteminin yapılaşması, organizasyon formasyonları ve yapıları bakımından farklar göstermekle beraber ir genelleştirme yapılarak organizasyon ve görevlerine göre üç faaliyet alanından bahsedilebilir. Bunlar;

  • Yasal Metroloji
  • Endüstriyel Metroloji
  • Bilimsel Metroloji

Yasal Metroloji

 Kamuyu doğrudan ilgilendiren ve ticarete konu olan ölçümlerin denkliğinin ve güvenirliliğinin temini ile ilgili metrolojik faaliyetler yasal metroloji kapsamındadır. Yasal metroloji, ulusal, bölgesel ve uluslar arası düzeyde etkili ticareti sağlayan ölçüm güvenirliliği için temel teşkil eder. Bu nedenle devlet, yasal metroloji düzenlemelerine ihtiyaç duymaktadır.

 Metrolojinin yasal uygulamaları, kamu için veya kamu tarafından kullanılan ölçma aletleri için hazırlanan düzenlemelerin yürütülmesidir. Birer tüketici, vatandaş ve insan olarak bizlerin korunmasında, ticaret, güvenlik, sağlık ve çevre konularında yapılan ölçümlere güvenmekteyiz. Dolayısıyla, ölçüm güvenirliği tüm toplum için bir gerek şarttır.  

 Yasal metroloji, ülkemizde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ölçüler ve Standartlar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. 1989 yılında kabul edilen 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu yasal metroloji ile ilgili düzenlemelere temel oluşturmaktadır. Bu kanun amacı, ‘milli ekonominin ve ticaretin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak Türkiye hudutları içinde her türlü ölçü ve ölçü aletlerinin doğru ayarlı ve uluslar arası birimler (SI) sistemine uygun olarak imalini ve kullanılmasını sağlamaktır.’

Endüstriyel Metroloji 

Endüstriyel metroloji, endüstride ürün kalitesinin teminat altına alınması için üretim esnasında ve sonrasında yapılan ölçümleri esas almaktadır. Yapılan ölçümlerin ulusal ölçme standartlarına izlenebilir olması, ölçümlerin uluslar arası kurullarca belirlenen kurallara göre yapılması, endüstride kullanılan ölçü aletlerinin kalibrasyonu, ayarlanması, piyasaya sürülen ürünlerin çeşitli standart, direktif veya kurala uygun olarak üretilip pazarlandığının tescil edilmesi, üretim veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluşun ISO 9000 gibi belli bir kalite güvence modeline uygun faaliyet gösterdiğinin tecili endüstriyel metrolojinin kapsamına girmektedir. Metroloji ve kalibrasyon laboratuarları bu alanda gerekli izlenebilirlik ve sertifikasyon işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Ulusal akreditasyon kurumları tarafından bu laboratuarların akredite edilmesiyle yapılan işlemlerin hem uluslar arası platformda kabul görmesi hem de ülke çapında gerçekleştirilen faaliyetlerin eşdeğerliği sağlanmaktadır.         

Endüstriyel metroloji, ülkemizde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilen laboratuarlar ve diğer ikincil seviye laboratuar tarafından yürütülmektedir.

Bilimsel Metroloji 

Bilimsel metroloji, endüstriyel ve yasal metroloji kapsamında faaliyet gösteren laboratuarların uluslar arası SI sistemine izlenebilirliğini sağlamak, ulusal standartlar aracılığı ile ülkede yapılan ölçümlere referans oluşturmak için yapılan araştırma geliştirme faaliyetlerini kapsamaktadır.

Bilimsel Metroloji;

Uluslar arası birimler sistemini oluşturan birimlerin tanımına göre gerçekleştirilerek bilim ve teknolojinin kullanımına sunulması,Ölçme birimleri ve bunlara ait standartların gerçekleştirilmesi, üretilmesi,  saklanması ve ülke çapında dağıtılması, uluslar arası ölçme standartlarına izlenebilirliğin sağlanması,

  • Ölçme metotları,
  • ölçüm performansı,
  • ölçme doğrulukları tayini
  • Ölçme cihazlarının geliştirilmesi
  • Kullanıcı seviyesindeki operatörlerin eğitimi, çalışma standartlarının  oluşturulması

konularını içeren tüm araştırma faaliyetlerini kapsamaktadır. Bilimsel metroloji kapsamındaki çalışmalar ‘Ulusal Metroloji Enstitüleri’ tarafından yürütülmektedir. Bu enstitüler uluslar arası alanda buldukları seviyeyi karşılaştırmalı ölçümlerle belirlemektedirler. Uluslar arası düzeyde bilimsel metroloji alanındaki faaliyetlerin koordinasyonu BIPM tarafından sağlanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir